İrfan TopcuKKTC DRIFTKKTC RALLİ

Deliyim be deli..

İlk Ralli Heyecanım yaklaşık olarak kendimi hatırlamaya başladığım 1983 yıllarına dayanmakta, Babam (Zeki Topcu) ile birlikte çok sevdiğim Ertan Özenen (Merhum) abim dönemin en fiyakalı yarışma araçlarından olan Mitsubishi Galant  ile yarıştıkları zaman, Yusuf Kaptan Sahasında daha annemin kucağındayken Annemin bana “Baban geçer Annem” demesi ile başlamıştı.

Babamın yarışmaya devam ettiği uzun yıllar yani aslında kendimi bildim bileli de diyebiliriz, Ralli hayatımın bir bölümünü kaplamaya devam etti ve özellikle ergenlik çağımda bu heyecanım katlanarak yükseldi. Henüz ehliyet alamadığım fakat bir servis ekibinde görev alabilecek dönemlerime geldiğimde Babamında Team Manejerlik yaptığı Cem Aytaç’ın ralli ekibinde Cam silici olarak ilk aktif görevimi devraldım, Cem Abinin Alevkayası Çeşmenin yanında geçmesi ile finiş çizgisinin arkasındaki servis alanına kadar arabanın önünde koştuğum günleri daha dün gibi hatırlarım, arabanın camını silme görevim başlıyor diye kalbim heyecandan deli gibi atardı.

Ardından yaş geldi 18 ve 1 günlük öğrenci ehliyeti ardından doğumgünümün ertesi gününde aldığım Ehliyetim ayni zamanda Sporcu kimliğiminde başlangıcı oldu. Ehliyetimi alışımın 1 ay arkasından Eser Harper ile beraber Co-Pilot olarak sporcu kimliğimi kazandım, ilk yarışma ve kazanılan ilk kupalar, ardından hemen satın aldığım Mazda 323 ilk yarışma  ile gelen sonunculuk ardından ikinci yarışmada gelen 5 takla tam anlamı ile beni rallici yaptı, ve bu sporcu kimliğim 10 sene devam ederek Son yarışımda Niyazi Tekindor (Gumandan) ile aldığım Genel Klasman ikinciliği ile sonlandı ama gelin görün ki heyecan yine bitmedi.

Bazılarının “Delimisiniz be ama” şeklindeki uyarılarına rağmen 7 sene boyunca KKTOK’de Web Sayfası tasarımı, ilk tartışma platformu hazırlıkları, 7 sene boyunca sabahlara kadar yılanlar ve gurgudaların kol gezdiği tarlaların icinde Bantçılık, Sabahlara kadar evde uykusuzluğu düşünmeden Döküman hazırlığı vs. Gibi zevk alarak yaptığım birçok görevin yanında Ralli Komitesi Başkanlığı, Spor Komitesi Başkanlığı ve en sonda Asbaşkan olarak görev alarak, senelerce özveri ile görev aldığım kurumumdaki aktif hayatımdan ayrılırken bile yine heyecanım bitmedi, Hoooooooopppp hemen Bir başka motorsporları dalı olan Drift ile ilgilenmeye başladım…. NEDEN??? Lastik kokusundan, Yarışma olgusundan , Kısacası Motorsporlarından ayrılamam da o yüzden.. şimdide KKOK bünyesi altında heyecanımı Drift yarışmaları ile bastırmaya çalışıyorum….

Harcanan bukadar emek bana ne kazandırdı, Delimiyim’de bu işle uğraşıyorum diye kendi kendime düşünüyorum bazen, Neler Kazandım diye düşününce ilk aklıma gelenler,  bir kere Babamla bu kadar yakınlaşamazdım, Yıllarca birlikte yarıştığım sevgili ağabey’im Ömer Topcu ile sayısız ama gerçekten sayısız güzel anıya sahip olamazdım, Önder Basri’nin garajında sabahlayamazdım, Çağın Özılgaz, Kani Avkıran, Ahmet Özerdem, Ahmet Gürün gibi kardeşim dediğim insanlara sahip olamazdım, 100 kişilik bir ekib nasıl idare edilir öğrenemezdim, 300 sayfalık Kurallar Kitabı nasıl yazılır anlayamazdım, birçok kişinin can güvenliğinin sorumluluğunu taşımanın sorumluluğunun aslında ne kadar gurur verici olduğunu anlayamazdım vs. Vs….,  aslında bu kazanım listesi maneviyatın doruklarında.., uzadık sonra uzar ve gider, şimdi belkide bazı arkadaşlar isimlerini yazmadığım için, hatıralarımda onlarada yer vermediğim için bana kızacaklar ama dedim ya burda yazı alanım kısıtlı ve bu liste de uzadıkça uzar ve gider…

Günlük ortalama 13 Saatlik bir çalışma temposu bulunduran Bankacılık hayatım içerisinde neredeyse kafamı bile kaşımaya fırsatım olmazken Damalı Bayrak yazarlarından birisi olmayı kabul etmemin işte tek sebebidir Motorporları Delisi olmam…, DELİYİM BE DELİ

Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı