Çağın ÖzılgazFORMULA 1Yazarlar

Çağın Özılgaz: “F1’de Sonucu Belirsiz Yarışlar”

Formula 1’de sezonun 8’inci yarışı geride kaldı. Mercedes takımının geçtiğimiz yıl olduğu gibi üstün olması beklenen bir şeydi. Fakat sezon öncesi testlerde Williams ve Ferrari’nin farkı kapattığına dair sinyaller almıştık.

Sezon başladı ve ilk yarış olan Avustralya’da geçtiğimiz sezonun devamı yaşandı.

Şampiyon Lewis Hamilton, takım arkadaşı Nico Rosberg’in 1.3 saniye önünde zafere ulaşırken podyumda Ferrari’nin çiçeği burnunda pilotu Sebastian Vettel vardı. Vettel yaklaşık 35 saniye gerideydi. Mercedes takımının en yakın takipcisinin 35 saniye önünde olması 2015 sezonu için hiç iyi sinyal değildi.

İkinci yarışta sürpriz yaşandı..

İkinci yarış olan Malezya’da bir sürpriz yaşandı. Ferrari ve Vettel zirvedeydi. Ferrari o haftasonu çok güçlüydü fakat bu durum tamamen pist ve lastik kullanımıyla alakalıydı. Nitekim bir sonraki yarış olan Çin’de Mercedes yine Hamilton’un önderliğinde duble yapmayı başardı.

4’üncü yarışta, Bahreyn’de, yine Mercedes kazandı. Hamilton’un kazandığı yarışta bu kez iki Mercedes pilotunun arasına Ferrari pilotu Kimi Raikkonen girdi. Mercedes takımı yine bir dubleye gidecekmiş gibi görünürken, Ferrari takımının lastik stratejisi ve Raikkonen’in gününde olması ikinciliği Ferrari’ye götürdü. Bu yarışta belkide ilk defa Mercedes’in gerçekten bu sene yenilebileceği görüldü.

Avrupa sezonunun başlaması ile dengeler değişmedi..

Hersene sezonun ikinci başlangıcı olarak görülen, Avrupa yarışlarının birincisi, İspanya Grand Prix’inde takımlar genelde güncelleme paketleriyle haftasonuna başlar ve dengeler bir nebze değişir. Bu sene denge bir kez daha Mercedes lehine değişti İspanya’da.

Mercedes’in Alman pilotu Nico Rosberg, 4 yarışın 3’ünü kazanan takım arkadaşı karşısında varlık göstermesi gereken yarışta önce polü aldı, sonra baştan sona lider giderek yarışı aldı. Tabii bunda Hamilton’un start anında yavaş kalması ve Ferrari pilotu Vettel’in arkasında zaman kaybetmesinin de etkisi var. Podyumun son basamağındaki Vettel bir kez daha ikinci sıradaki Hamilton’un yaklaşık 30 saniye gerisinde, liderin ise yaklaşık 45 saniye gerisinde finiş gördü.

Geriye kalanların en iyisi Ferrari..

Farketmişsinizdir, henüz diğer takımlardan bahsetmedim. 5 yarış geride kaldığında en iyi takım Mercedes, geriye kalanların en iyisi ise tartışmasız Ferrari olmuştu. Ama üçüncü takımın da yeri garantiydi 6’ncı yarış olan Monaco’ya kadar.

Monaco’da sezonun en güçlüleri bir kez daha podyumdaydı. Rosberg yaşadığı şehirde zafere ulaşırken bu zafer tamamen Mercedes’in hediyesi olmuştu Rosberg’e. Hiç kimsenin anlam veremediği bir strateji ile Hamilton pite çağrılınca Hamilton’un zaferi ve Mercedes’in muhtemel dublesi uçtu gitti.

Bu yarışta, bu sezon ilk kez Red Bull güçlüydü. Podyumu zorlayamadılar fakat 4 ve 5’inci sırayı almayı başardılar. Williams ise ilk kez çok kötüydü ve 14 ile 15’inci sırayı aldılar.

Kanada’da Williams podyumda

Durum, Formula 1 severler için iyiye gitmiyordu. Her geçen yarışta takımların birbirine yaklaşacağı beklenirken, 2014 sezonunun kopyası yolunda ilerliyordu. Mercedes Kanada’da yine duble yaptı ve lider ile üçüncünün farkı yaklaşık 40 saniyeydi.

Sezonun yedinci yarışı olan Kanada’da üçüncü sırada ilk kez Williams vardı. Fakat bu üçüncülük çok gerçekci değildi. Önce sıralamalarda arıza yaşayarak gerilerde kalan Vettel ekarte oldu, ardından da üçüncü sırada finiş görmeye hazırlanırken pit-stop çıkışında yanlış harita ayarında olduğundan şüpelendiğini söyleyen Kimi Raikkonen spin attı ve Valtteri Bottas Williams’ı bu sene ilk kez podyuma taşımış oldu.

Avusturya’da Rosberg Şampiyonluk yarışından kopmamak istediğini gösterdi..

Ve sezonun sekizinci yarışı Avusturya… Nico Rosberg bu sezon ilk kez takım arkadaşı Hamilton’dan çok daha güçlü göründü. Sıralamalarda hızlıyken hata yaptı fakat startta liderliği aldı ve birinciliğe sürdü. İkinci yine Mercedes oldu ve 5’inci duble geldi.

Üçüncü sırada ikinci kez üst üste Williams vardı fakat bu üçüncülük de Ferrari’nin hatasıyla gelmişti. Vettel’in son pit-stop’unda bijon arızası ile Vettel zaman kaybedince üçüncülüğü Felipe Massa’ya kaptırdı.

Red Bull-Renault ve Mclaren-Honda

Renault motorunun Mercedes ve Ferrari motorlarının gerisinde kalmasıyla Red-Bull takımı kabus gibi günler yaşıyor. Aslında “Kabus” kelimesi bu sene Mclaren için daha uygun bir kelime olur. Takım, Honda ile anlaşıp spora geri dönmesini sağladı fakat Honda henüz modern Formula 1’e ayak uyduramıyor.

Mclaren-Honda, Monaco’daki Jenson Button’ın sekizinciliğini saymazsak ya finiş göremiyor, yada Marussia dışında hiçbir takımla mücadele içine giremiyor. Zaman zaman ikinci takımı Toro Rosso’ya geçilse de Red-Bull en iyi 4’üncü takım durumunda.

Red-Bull için 4’üncü takım olmanın neresi kabus dediğinizi duyar gibiyim fakat lider Mercedes’in 328, ikinci Ferrari’nin 192, üçüncü Williams’ın 129 puanı varken, Red-Bull’un 55 puanı olduğunu ve bunların 22’sini Monaco’da aldıklarını düşünürsek, 7 yarışta neredeyse 1 galibiyet kadar puan almaları kabus gibi bir sezon tanımlaması için uygun olur sanırım.

Geriye kalanlar..

En keyif veren mücadeleler ise bize her yarışta “Sonucu belirsiz” mücadeleler izleten Force India, Toro Rosso, Sauber ve Lotus pilotları arasında geçiyor. Sonucu belirsiz’i tırnak içine aldım çünkü her zaman, her dalda sonucu tahmin edilebilen mücadeleler sadece o pilotun veya o takımın taraftarlarını memnun eder.

2000’li yılların başında Ferrari ve Michael Schumacher, 2009-2013 yılları arasında Red-Bull ve Sebastian Vettel, sonucu belli yarışlar izlettiler bizlere. 2014 sezonu başından beri de Mercedes bizlere bu yaşatıyor.

5 en hızlı tur, 8 pol pozisyonu ve 7 zafer  ile Mercedes tam gaz ilerliyor. Bakalım geriye kalan yarışlarda, pist üzerinde gerçekci ataklar ve mücadeleler ile birincilik mücadeleleri ve podyum mücadeleleri izleriz.

Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı